09 Temmuz 2009 Perşembe

Rahat ve Şık


Elbisenin kalıbı Burda dergisinin son sayısından (2009/07 sayısının kapağındaki beyaz renkli elbise). Hem rahat hem de şık. Tabi yine kumaşımın sayesinde. Ara tonlarda olan şu sütlü kahve tonuna bayılıyorum ama malesef ten rengimden dolayı kendime bir türlü yakıştıramıyorum onu. Yine de kendime birşey alacağım zaman ilk önce elim o renge gidiyor. Bu kumaşı da düşünmeden aldım, en sevdiğim o tuhaf renkteydi ayrıca üzerindeki altın parıltılara da taptım adeta... çok şık değil mi? Dikimi de çok kaprizsiz oldu, daha önce hiç penye dikmememe rağmen makinam bir aksilik çıkarmadı ve tıpış tıpış dikti onu...

08 Temmuz 2009 Çarşamba

Sık sık çanta değiştirenlere....

Her kıyafetinize ve ayakkabınıza uygun farklı çantalarınız varsa ve sık sık değiştirmek durumunda kalıyorsanız bu fikir sizin hoşunuza gidecek.
Ben her çanta değiştirdiğimde içinde birşeyler unutur sonra da; "tüüük cep telefonum kalmış, vaaaah nüfus cüzdanım da kalmış", diye hayıflanır dururdum ama en sonunda bu yöntemi üretip geliştirdim kendimce. Buyurun yapım aşamalarına...
Her alışveriş yaptığımızda bir takım torbalar verilir bize mağazalardan; bez, karton, poşet. Dileyen karton, isteyen bez, isteyen de benim gibi kağıtımsı bez torbalar kullanabilir çantasının içine ve böylece çantanızı değiştirirken tek yapmanız gereken torbayı alıp diğerine koymak olur. Tabi bu yöntem için bütün çantalarınızın aşağı - yukarı aynı büyüklüğe yakın olmaları gerekir.
Resim 1- Bez torbanızı seçtikten sonra içinin daha düzenli olması için yapışkanlı tela bantlardan alıp benim gibi cep telefonu veya cüzdanınızı koymak için daha kullanışlı bir hale getirebilirsiniz.
Resim 2- Çantanızı ters çevirin ve cep telefonunuzun büyüklüğünde bir göz oluşturacak şekilde bantı tersten ütüleyin. (Uyarı;eğer çantanız benimki gibi kağıtımsı bez çanta ise ütünün tüm yüzeyini değdirmeyin, yapışıyor)
Resim 3- Bantları çıkartın.
Resim 4 - Kumaşı bantların üzerine yerleştirerek tekrar ütüleyin.
(Not; ben içine cep için kullandığım kumaşı jarse seçtim ama güzel sonuç alamadım sanırım keten gibi sert kumaşlar daha iyi olur, jarse bayılıyor ve çok ince kaldığı için cebi bulmakta zorluk çıkartıyor.)

07 Temmuz 2009 Salı

Nostalji ve retro elbise

Retro tarza ait olan bu elbiseyi 2007/11 Burda dergisinden dikmiştim. O tarihlerde Lili yeni doğmuştu ve ben 46 beden civarındaydım. Hızla kilo vermemin yanında evde oturmanın adaptasyon sürecine bile uyum sağlayamıyordum. İçimden sürekli çalışmak geliyordu ve dikiş makinamla diktiğim ilk elbise bu oldu. Ne kadar çok zorlanmıştım, ipi bile doğru takamıyordum ama dikmek istiyordum. Kumaşın hafif esnek olması da işimi zorlaştıran etkenlerdenmiş, yanlış iğne kullanmam da ama bunları ancak şimdi anlayabiliyorum.
Kendime elbise dikecektim ama doğumdan dolayı öyle kilo almıştımm ki kaç beden olduğumu tahmin bile edemiyordum. Tuttum, bu elbisenin 44 beden kalıbını çıkardım, dikerim olmazsa daraltırım demiştim. Dikince bir de baktım ki çok bol - ben de daralttım. Daralttım ama o aralar emzirdiğim için hızla kilo veriyordum ve ben elbiseyi daraltana kadar bir beden daha düşmüştüm. Yine daralttım ve giydiğimde yine olmadı ve ben daha fazla ısrar etmemem gerektiğini anlamıştım. "Ne bu elbise ne de dikiş dikmek bana göre," deyip moral bozmuştum. Zaten elbisenin önü çok kötüydü, kıvırmayı başaramamıştım ve kapatmak için dantel örüp koydum oralara.
Bir gün annemler ve teyzemler bizdeyken elbiselerimi ayırıyordum, giymediklerimi giyecek olanlara vermeleri için. Bu elbiseyi aldım elime;
"Bu ayrı", dedim "atılacak".
Teyzem; neden? diye sordu. "Çok güzel, neden atıyorsun?"
" E bana olmuyor, başkasına da veremem ben diktiğim için güzel değil giymezler" demiştim.
" Ben giyeyim " dedi teyzem (nasıl yani diye düşündüm, teyzem, benim teyzem markasız bir elbise mi giyecek) meğer sesli düşünmüşüm.
" Evet" dedi, "harika bir elbise ve çok farklı, düğünde giyerim"
" Saçmalama," dedim " bu elbise günlük olmak üzere dikildi"
" Ama dantelleri parlıyor, bir de takı takınca çok şık olur"
Daha niye ısrar ediyorum ki belli ki beğendi teyzem, denedi ve üzerinde de harika durduğunu itiraf edeyim. O günden beri elbise teyzemin ve özel günlerde kullanılıyor boyunda bir inci ile tamamlanıyor. Ben de sizler için görüntüledim onu yoksa buradaki fotoğrafta hiçbir şey anlaşılmıyor, dantelin modelinden başka.

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Düğümlü parti elbisesi


Geçen senenin Burda pratik dikiş 2008/1 dergisinden modelini çıkarttığım bu elbisenin kemerindeki taşları ne kadar aradım bilemezsiniz. Tekirdağ'da istediğim güzellikte taş bulamayınca İstanbul - Tahtakale'den aldığım taşlarla kemeri bitirmiş oldum ve nihayet sizlere sunabiliyorum. Kumaşından bahsetmem gerekirse likra içermeyen, sentetik, ince, üstü lame simli ve kırışık bir kumaş. En ilginci de o kırışıkların siz ütüledikçe yer değiştirmesi ve asla kaybolmamaları. Kumaşı alırken en çok korktuğum şey de onların kaybolmasıydı çünkü kırışık olmazsa çok kötü duracağına emindim ama öyle olmadı. Ütü yaparken beni görmeliydiniz, ütünün buhar düğmesine basıp nasıl kırıştığını hayretler içerisinde izledim dakikalarca. Başka bir ayrıntı da kumaş ve astarı için toplam 4 TL masraf yaparken taşlara 18 TL harcamam. Astarı yüzünden pahalıya çıktı denir ya, benim kemerim yüzünden pahalıya çıktı. Sonuç olarak güzel oldu mu; oldu.

03 Temmuz 2009 Cuma

Altın elbise


Hayal ettiğim gibi hiç durmadı ama değişik olduğu kesin. Burda 2009/06 dergisindeki fırfırlı elbise kalıbı ile dikildi. Etek ve omuzdaki detayı ben ekledim. Elbisede bir bağdaşmazlık var olabilir ama bu tamamen benim karakterimden geliyor onu söylemeliyim. Ben hem spor, hem şık hem de zarif görünmeyi severim ancak bu üçü bu elbisede bir şekilde güzel yorumlanamadı sanırım. Yine de belki de ben elbiseyi yeterince gösteremiyorumdur diye elbiseyi taşıyabilecek birini hatırladım, onun üzerinde farklı duracağından eminim. Bakalım kendisi ne diyecek...

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Hani olmayan "D" elbise...


Bir zamanlar, buradaki yazıdan da anlayacağınız üzere, çılgın bir hatunun bana mail yoluyla verdiği bu sipariş elbiseyi dikmeye çalışmıştım ve bu şekilde başarısız olmuştum, buyurun fotoğraflar linklerde:) Ne yapalım amatörüz ve her yaptığımız güzel olmayabiliyor ama önemli olan çabalamak diyorum. Bakın o olmayan elbiseyi nasıl oldurdum ve onu arkadaşıma ne durumda hediye ettim. Yanlardan ve etek boyundan bolca daralttım veee elbise pek havalı oldu artık. Her başarısızlık bir tecrübedir ve insan tecrübeleriyle başarılı olur. Bir elbiseden aldığım hayat dersine bak:)

29 Haziran 2009 Pazartesi

Yeşil elbiseye şapka


Hani geçen kış bir elbise dimiştim ve hepiniz beğendiniz. Hepiniz de "Güle güle giysin Lili" deyince ben, "Nerdeee, o kadar büyüyecek mi?" demiştim, elbise ona çok büyüktü o zamanlar. Büyümüş, Lilicik büyümüş de o elbiseyi giyermiş. Annesi de dayanamamış ve Liliye aynı yeşil elbisesinin kumaşından takım olsun diye bir de şapka dikmiş. Liliye de pek yakışmış sizlere de sunmak istedim. Meğerse zaman çabuk geçiyormuş. Baksanıza gözlük bile takarmış "O" kız...
Gören herkes çok beğendi takımımızı, mağazalarla sözleşip bu ürünleri dikip satmamı bile söyleyenler var. Özel şeylermiş bunlar, el emeği ya... Düşünsenize "Lilibebek" marka olurmuş...
Hayal kurmak güzel de gerçeklere dönünce hemen yazayım çünkü eski yazımda bu elbise modelini Burda dergisi 2008/11 sayısından aldığımı yazmamışım. Üzerindeki süslemeler tamamen benim evdeki fazla düğmelerim, boncuk ve pullarım bir de bana fazla gelen hayalgücüm.